fbpx

Sınırlı Kontenjan ile Hemen Ön Kayıt Yaptırın!

Sınırlı Kontenjan ile Hemen Ön Kayıt Yaptırın!

Ana Sayfa Diyet Beslenme Fonksiyonel Gıdalar ve Vücudumuz

-

Fonksiyonel Gıdalar ve Vücudumuz

Fonksiyonel gıdalar; temel beslenmenin ötesinde vücudumuz için yararı olan, belirlenmiş bazı hastalıkların önlenmesinde ve hastalığa yakalanma riskinin azaltılmasında rol oynayan kısacası sağlığımıza bir fayda sağlayan gıdalar olarak tanımlanmaktadır. Bu faydaları sağlayan bileşenler ise besinlerin içerisinde doğal olarak var olduğu gibi besinler işlenerek dışarıdan da eklenebilmektedir.

Nasıl Ortaya Çıktı?

Fonksiyonel gıda, 1990’lı yılların başında; ortalama ömür beklentisinin uzaması, tedavi giderlerinin artması ve gıdalara atfedilen sağlık etkilerinin kanıtlanmasına gerek duyulması gibi sebeplerden dolayı gündeme gelmiştir. İlk yasal tanımlama ise “Foshu” terimi kullanılarak, 1991 yılında Japonya’da yapılıyor ve sonrasında ABD ve AB’de de konu tartışılmaya başlıyor.
Kıtalar arası değişiklik gösterse de dünyadaki yaşlı (65+) insan sayısı giderek artıyor. Diğer yandan, dünyada genel yaşam süresi ile sağlıklı yaşam süresi arasında ortalama 7 yıl fark bulunduğu belirtiliyor ve son yılların farklılaştığı anlaşılıyor. Bu yılların da sağlıklı yaşam süresine katılması amaçlanıyor ve bunun da öncelikle sağlıklı beslenmeye bağlı olduğu vurgulanıyor. Kısacası fonksiyonel beslenme; sağlıklı yaşlanma süreci açısından tüketicilerin, sağlık giderlerinin azaltılması açısından yönetimlerin ve tüketici beklentilerinin karşılanması açısından da gıda sektörünün ciddi anlamda ilgisini çekmeye başlıyor.
Fonksiyonel gıdalar; ilaç, hap, kapsül, besin takviyesi gibi formlarda değildir.  Tükettiğimiz meyveler ve sebzeler, tahıllar, içecekler, takviye edici gıdalar, zenginleştirilmiş ve geliştirilmiş gıdalar gibi besinlerden oluşmaktadır. Normal günlük beslenmenin bir parçasını oluşturmaktadır. Bu sebeple, fazlaca tüketildiğinde ve kontrolsüz davranıldığında güvenli olmamaktadır.

Yararları Nelerdir?

Ulusal Gıda Birliği Konseyi’ne göre;

Beta-Karoten içeriğiyle havuç, kayısı, bal kabağı gibi meyve ve sebzeler hücrelere zarar verebilecek serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Lutein içeriğiyle ıspanak ve pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler makula dejenerayonu riskini azaltır.
Likopen içeriğiyle domates,greyfurt ve karpuz, prostat kanseri riskini azaltır.
Çözünmez lifiyle buğday kepeği, meme ve kolon kanseri riskini azaltır.
Beta-glukan içeriğiyle yulafın, kardiyovasküler hastalık riskini azaltmanın yanında bazı kanserlere karşı koruyucu, LDL ve toplam kolesterolü düşürücü etkisi vardır.
Omega 3 yağ asidi içeriğiyle somon ve ton balığı gibi yağlı balıkların kardiyovasküler hastalık riskini azaltmanın yanı sıra zihinsel ve görsel işlevleri geliştirici etkisi vardır.

Antosiyanidin, flavonon ve flavon içeriğiyle sebze ve meyveler, serbest radikalleri etkisiz halegetirmede ve çeşitli kanser riskini azaltmada etkilidirler.

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

BENZER YAZILAR

×